Bektaş ve Sırtlan'ın Hiphop TR dergisine verdiği çok özel röportaj. Albüm çıkış hikayeleri, Sony müzik gelişmeleri ve daha fazlası bu röportajda..
Hfc: Sizi tanımayanlar için,Bektaş ve Sırtlan kimdir? Kendinizden bahseder misiniz?
Sırtlan: 1981 Berlin doğumluyum, 3-6 yaş arası 3 yıl boyunca İzmir de yaşadım. Daha sonra tekrar Berlin’e geri dönüş yaptım. Türkçe rap’le 1995 yılında Cartel’in çıkışı ile tanıştım. Benim hayatımda dönüm noktası gibi bir şey oldu. Ondan sonra bende rap yapmaya başladım. Bir gurub kurduk arkadaşlarla birlikte, bu bizi böyle 2000 yılına kadar götürdü. Erci-e’nin son albümünde bir feat’im var. Ve 2002 yılında Bektaş’la tanıştık, 2003 yılında bu projeyi yapmaya karar verdik. Bu iş böyle devam etti. Bektaş: 1975 Yozgat doğumluyum, Almanya da büyüdüm. İlkokul, lise eğitimimi orda aldım. Üniversiteye başladım ama bırakmak zorunda kaldım. Hiphop’la 1984 de break dans’la, Almanya’ya gelişi ile başladım. 1,5 seneye yakın break dans yaptım daha sonra 1987, 1988 yıllarında graffiti ile tanıştım. Rap’e 1990 yıllarında başladım, Amerikan rapcilerinin sözlerini ezbere söyle-yerek. Yaklaşık 1,5 seneye yakın İngilizce rap yapıp söyledim, sonra Almanca ya geçtim. Almanca da 3 seneye yakın Freestyle (doğaçlama) rap söyledim. Hiç söz yazmadım.1995 ve 1996 yıllarında sözlerimi yazmaya başladığım zaman Cartel’in çıkışı ile buna Türkçe de eklendi. İlk Erci-e’nin albümünde çıkmıştım, bir feat’im vardı. Yaklaşık 50 tane featlerim oldu, hem yerel hem de uluslar arası sanatçılarla. Bunların arasında Petter Maffay vardı ve en büyük proje de buydu. Sekiz haftalık bir turnesi vardı bunun, 500.000’nin üzerinde sattı bu albüm ve platin plak ödülü aldık. Almanca, naber isimli bir single’ım çıktı. Bunun dışında Sırtlan’la 2002 yılında tanıştık, 2003 yılında, ”satırlarımıza başlamadan” isimli Türkçe albümü kayıt ettik. Onun promosyonu için buradayız…
Hfc: Aslında sizden solo bir albüm bekliyorduk ve siz bir proje için birleştiniz. Bu nasıl oldu ve ne kadar devam edecek, yada ne kadar devam etmeli sizce?
Sırtlan: Bu projenin ilk dönemlerinde, Bektaş bir çok fikirle geldi.Bunların arasında “Satırlarımıza Başlamadan” projesini seçtik, tamamen bize uygun, kitlelere hitap edebileceğini düşündüğümüz için bunu seçtik. Öncelikle bunun promosyonu için buradayız, çok yoğun bir trafik var bunla uğraşıyoruz ama bunun ardından büyük projeler devam edecek. Solo çalışmalarımızda olacak, biz solo albümle de çıkabilirdik ama biz böyle birleşip bir albüm yapmayı tercik ettik. Sonuçta süper bir albüm çıktı ortaya.
Hfc: Bu albüm Cartel gibi patlarsa Cartel gibi dağılma durumu olur mu? Proje biter mi?
Sırtlan: Proje patladığı zaman guruplar dağılır diye bir kural yok, gurupların dağılması şahıslarla ilgili bir şeyde değil. Dışarıda da çok büyük etkenler var.
Hfc: Şu anda bu proje çok tuttu ve gidiş hali de onu gösteriyor. Peki hazırlıklı mısınız dış etkenlere?
Sırtlan: Dış etkenlerden kasıt şu, çok kötü bir Menajeriniz vardır ve bu çok kötü bir dış etkendir. Sizi çok kötü yönlere sürükleyebilir. Ama bizim çalıştığımız insanlar çok profesyonel. O yüzden böyle şeylerin olacağını san- mıyorum. Zaten kafa yapısı olarak da hemen hemen, aynı düşündüğümüz için bir çok noktada buluştuğumuz için böyle bir sorunun çıkacağını sanmıyorum.
Bektaş: Biz birbirimize kenetlenmiş şekilde bağlıyız zaten 2002 yılından bu yana öyle bir sorun tartışma vs. yaşamadık, fikir ayrılılığı olabilir tabi o başka bir şey ama birbirimizi kıracak yada yıpratacak bir şekilde bir durum olmadı. Olacağını da zannetmiyoruz zaten, çünkü bir amaç için buradayız, birlikte bir albüm yaptık bunun ileriside gelir inşallah, ilerisi gelmesi içinde zaten birbirimize bağlı ve birbirimizi desteklememiz lazım. Sonuçta dışardan insanlar pek desteklemiyor zaten. Birbirimizi yıpratmanın hiç gereği yok diye düşünüyoruz.
Hfc: Peki bu “Satırlarımıza Başlamadan” isimli albümü neden burada çıkartma kararı aldınız ? Yani Almanya da çıkartsaydınız daha iyi olmazmı idi, gerçi burada çıkartmanız çok iyi oldu. Sonuçta sizde Türksünüz Türki-yenin de böyle bir albüme ihtiyacı vardı. Ama neden burayı tercih ettiniz ?
Bektaş: Almanya da Türkçe rap piyasası yok 3,5 milyon türkün yaşamasına rağmen. Orada şirketlere de gittik ama öyle olumlu bir cevap alamadık. Çok iyi albüm dediler fakat kapıyı gösterdiler. Hem rap piyasası yok hem destekleyen insanlar yok, şirketlerde desteklemiyor, piyasası burada olduğu için Türk insanına hitap etmek istediğimiz için burasını tercih ettik. Almanca rap in piyasası çok geniş, radyolar çalıyor televizyon programları var, sizin gibi dergiler var. Ama Türkçe rap in böyle bir platformu yok.
Sırtlan: Rağbet yok, sonuçta Türkiye de Almanca bir rap albümü çıkarıp bundan bir satış bekleyemezsiniz, yani böyle bir karşılaştırma yapabiliriz. Ne kadar orada 3,5 milyon Türk yaşıyorsa bile sonuçta bu insanlar Almanya da, Türkiye de değilsiniz bu yüzden pek fazla satış olmuyor zaten. Şirketler fazla ilgide göstermiyor, sonuçta bu bir yatırım işi parasal olaylar var herkes riske atmak istemiyor parasını, o yüzden burasını tercih ettik çokta iyi oldu.
Hfc: Peki orada Kool Savaş Başarılı mı sizce ?
Sırtlan: Başarılı..
Hfc : Peki orada kendi bünyesinden kendi şirketinden mi çıkartıyor ? Yoksa orda onun başarılı olması diğer Türk rapper ların kapısını da açabilir mi? Almanca rap de ?
Sırtlan : Savaş zaten Almanca rap yapıyor ve çokta başarılı ama savaş sonuçta Almanca rap yapıyor, benim sözlerini dinlediğim kadarıyla, Türkler için bir adım atacak sözler yazmıyor sonuçta. Alman halkından çok Alman çocuklarına göre yazıyor. Pek fazla yetişkin insanlarda almıyor albümünü. Zaten kendiside sürekli Almanlara yakın olmayı benimsiyor. Sonuçta annesi Alman babası Türk kendisi melez yani..
Hfc: Ben şunu çok merak etmişimdir Almanya dan Türkiye ye gelip bir kesim bizim vatandaşımız bizim insanımız dediğimiz insanlar müzik sektörüne bir kalıp otutturma ya çalışıyorlar. Bektaşın tarzını bilirim, Erci-E nin Sohbet albümünden tutun Single’ına kadar ama sanki Türkiye ye geldiği zaman birileri yada bir firma demiş ki “gel kardeşim şu nakaratı arabesk oku, yada alaturka bir keman koyalım”. Almanyadan gelen Türklerin yaptığı projeler böyle. İsmail YK ve diğer bazıları gibi. Neden sizin albümünüzde de arabesk rap var ?
Bektaş: Şimdi bizim Sony şirketimiz bu konuda bir şey demedi.. Gelin böyle yapacaksınız, nakaratları böyle okuyacaksınız diye bir şey olmadı. Biz albümü orda bitirmiş bir şekilde getirdik..
Hfc: Bayan vokal de herhalde orda okuttunuz ?
Bektaş: Orada okuttuk.. tüm rap leri vokalleri orada söyledik, hepsi bitmiş bir şekilde geldi buraya. Sonradan bir bonus şarkı ekledik ama hiçbir şekilde “albümü böyle yada şöyle yapacaksınız” denmedi. O bizim kararımızdı ve sevdiğimiz içindi. Yani biz Türk insanlarıyız Arabeskte bizim bir bölümümüz, bununda bir sakıncası yok bizce. Arabeskle de olabilir Rockla da iyi çalışmalar olabilir. Klasikle de olabilir Halk müziği ile uyarsa o bile olabilir. Yani çok değişik anlamda bu tür feat ler olabilir, onunda bir sakıncası olduğunu zannetmiyoruz.
Hfc: Almanya da olduğunuz için çok daha iyi gündemi takip edebiliyorsunuz. Fransız rap ine baktığımız zaman 1993’te bir çıkış yakaladılar. Ve gerçek anlamda asıl çıkışı 1995’te yakaladılar. Assassian, Ntm sayesinde ama Fransızlara baktığımız zaman onların bir tavrı var, yani kendi klasik müziklerini kullanıyorlar, kendi film müziklerini kullanıyorlar ve kesinlikle yıpranmıyorlar. Amerika ya uymuyorlar. Bizdeki rap e baktığınız zaman, işte “Bektaş & Sırtlan” Arabesk sample larını kullanırken, başka bir gurup tamamen Amerikan alt yapıları kullanıyor. Yada başka biri Dr.dre’den beat ler alıyor bunun ortası sizce nasıl olmalı ? Siz bir kapı daha açtınız Arabesk rap diye, böyle mi gitmeli yoksa biraz daha Türk müziğine kaydırılıp damı gitmeli yada Türkiye de her şeyi denemelimi yiz ? Amerika dan da mı denemeliyiz yada Fransa dan da almalımı yız ?
Sırtlan: Denesinler ama şöyle bir olay var, deneyip deneyip nereye kadar gidiyorsunuz? Bu kimyasal bir olay değil. Deneyip deneyip belki bir şeyler çıkar gibilerinden ama kendi tarzımızı oturtmaya çalışalım biz. Amerikanın kopyasını yada Fransa nın Almanya nın yada herhangi bir ülkenin kopyası olmayalım. Türkçe rap denildiği zaman akıllara bazı şeyler gelsin. Sonuçta deneyebilir arkadaşlarımız ama herkes kendi tarzını oturtmaya çalışsın. Türk müziği de olabilir bu. Biz Türk üz bir Türk olarak herhangi bir takım insanları kopyalamak zorunda değiliz bazı kişilere bir şeyler anlatabilmek için? Deneme yapılabilir ama en önemlisi bu tarzı oturtabilmek, insanlara kabul ettirebilmek.
Bektaş: Rap sokaktan geldiği için serbest bir şey sokaklar serbesttir, her şey mümkün, kalıp kalıp düşünmek yanlış bizce. Yani bu Arabeskte olabilir, Jay-Z isimli bir rap çi var ve dünyada tanınmış bir rap çi, onunda pimp im diye bir şarkısı var arabesk motifleri kullanıyorlar. Ona kimse çıkıp demiyor ki “ağbi sen rap içinde arabesk mi yaptın” kimse tavır takınmıyor yani. Rap’in zaten yelpazesi bayağı geniş öyle kısıtlamamak gerek ve katagorize etmemek gerek. Türkiye de mesela Rock’cılar Rap’çilere karşı bizce böyle bir şey olmamalı, 1980lerde Run DMC, Elvis, missle Rock Rap şarkısı yapmıştır. Ve çok başarılıdır.
Hfc: Fransa da olan aynı şey bizde de oluyor. Amerika da rap in yayılması underground albümlerledir. Yer altından elden ele çekip veriyorlar albümleri. Türkiye dede underground bir kitle var. Albüm yapıyorlar devamlı ve bandrolsüz yayınlıyorlar yani gelişim hep aynı. Amerika da Fransa da Türkiye dede olması şart. Adam Hindistan da karaşimşek in müziğini alıyor üzerine kendi Hint ritmini koyuyor Panjabi Mc dünyayı sallıyor, orada bir şeyi oturtuyor. Türkiye de bunu nasıl başaracağız? Bunu Erci-e ile de paylaştık herkese sormadık bu soruyu. Türkçe rap denildiği zaman akla ne gelmeli, nasıl bir şey yapılmalı sizce?
Bektaş: Türkiye de rap denildiği zaman belirli bir kalıp gelmemeli akla, her şey mümkün. İşte hızlı söylenir, yavaş söylenir, böyle şöyle söylenir diye bir kaide yok. Rap serbest bir müzik o yüzden belirli bir kalıbı yoktur. Her şey mümkün, güzel bir şarkı ortaya çıktı ise Arabesklede olabilir rockla, klasiklede vs.vs.vs.. yani belli bir kalıp yok kemanda kullanabilirsiniz bağlamada kullanabilirsiniz Hindistan müzikleri de kullanabilirsiniz, bu budur yani.
Sırtlan: Türkçe Rap denildiği zaman isimler geliyorsa akla zaten bu bir başarıdır. Yani dış ülkelerde Türkçe Rap denildiği zaman akla Türk isimler geliyor ise bu bir başarıdır.
Hfc: Bu albümle ilgili Türkiye deki hedefler nelerdir ?
Sırtlan: Bir kere bu albümle kendimizi büyük kitlelere tanıtmak istiyoruz. Rap kitlesi belki biliyor ama bunun dışında büyük bir kitle henüz tanımıyor. Geniş bir kitleye tanıtmak istiyoruz, var olduğumuzu göstermek istiyoruz. İnsanlarla bir şeyleri paylaşmak istiyoruz, bu bir sanat ve sanatımızı paylaşmak istiyoruz insanlarla.
Hfc: Konserler Tv Programları bunlar olacaktır tabii ?
Sırtlan: Şu an için belirli konser tarihleri yok ama olacak.
Hfc: Peki televizyon programı seçecek misiniz yani Seda Sayan, Okan Bayülgen ne tarz programlara çıkacaksınız, seçicilik olacak mı ?
Sırtlan: Şimdi bizim belirli programlara çıkmamız biraz abes kaçar, oralarda rap’i ne manada tanıtabiliriz, buda bir soru işareti bizim için. Gerçi şu anda biz şu programa çıkarız yada şuna çıkmayız diyecek kadar bilinmesek de teklif geldiğinde en azından seçici olabiliriz. En azından orada teyzelerimiz var, yada oraya çıkıp kime ne anlatacağız diye söyleriz. Biz aslında gençlerin daha fazla olduğu programlara katılmak istiyoruz.
Hfc: Sizi artık yolda tanınıyorlar mı ? Biz artık tanınmanız gerekiyor diye düşünüyoruz.?
Sırtlan: Şu sıralar bayağı tanıyorlar.
Hfc: İmza alanlar var mı?
Sırtlan: İmza alanlar yok daha çok fotoğraf çektirmek isteyenler.
Hfc: peki Almanya dan gelip Sony firması ile anlaşmalar nasıl oldu yani direkt olarak albümü bitirdiniz Sony’e getirip bıraktınız, ilk onlar mı kabul etti? Bu dönemler nasıl oluyor ?
Sırtlan: Bize kalsa bizde isteriz ki sözlerimizi yazalım, okuyalım, kaydedelim ve demoyu gönderelim şirkete, şirkette evet desin anlaşalım. Klibi çeksin yayınlasın patlasın .. Bizde bunu isteriz ama maalesef böyle değil, bayağı bir aşamalardan geçiyorsunuz. Dokuz ayı aşkın zaman şirket aradık yani, çalışabileceğimiz insanları aradık bayağı zorlu geçti. Tunç Dindaş’ta buna vesile oldu, biz kendisine zaten albümü göndermiştik buradaki şirketlere tanıtabilsin diye. Kendiside sağolsun direkt Sony’e getirmiş ve beğenilmiş.
Hfc: Peki size bir diss gelse ne yaparsınız ?
Bektaş: Belli bir profesyonel bir seviyede iseniz zaten yapmazsınız.İnternetten birisi yazmış ve yaymış onu bizi ilgilendirmez.Onun ismini yazıp ve ona bir şeyler yapmak,onun prim yapmasını sağlamak bizim olayımız değil.
Sırtlan: Bunu yapıp ondan sonra, Türkçe rap niye bir yerlere varmıyor, neden böyle oluyor deyip mırıldan- masınlar. Sonuçta biz de küfür edebiliriz hatta en alasını da ederiz böyle bir yetenekte var. Bunu yapmaya gerek yok ve bunu yapmasınlar da, hiç tavsiye etmiyoruz. Türkçe rap’i de kötüye kullanmasınlar, bizler çok yetenekli bir milletiz ve bunu iyi anlamda kullansınlar.
Hfc: Albümünüz ne tarza giriyor rap müziğin içinde?
Bekteş: Bu albümde bulunan farklı tarzlar var, eğlendirici tarzda var ve yaşanmış şarkımızda var. Onun dışında kendinizi tanıtmak amacında yapılan şarkılar var. Bunun dışında party rap var, başka ne var Sırtlan?
Sırtlan: Bunlar var işte ve belirli bir tarzda kısıtlamak istemiyoruz biz. Ve biz bunu yapıyoruz ve bundan sonra bunu yapacağız diye bir şeyde yok.
Çeşitli farklı tarzlar haricinde işte güncel konuları ele aldık, herkesin yaşadığı ve bizim yaşadığımız bütün sorunları ele aldık. Zaten bizim bulunduğumuz noktadaki sorunlar, insanların aslında genel yaşadığı sorunlardan ibaret.
Dediğim gibi bunu belirli bir tarzda kısıtlamaya gerek yok, işte biz isyan tarzındayız deyip yoldan ayrılmanın manası yok.Her zaman çok dengeli bir şekilde yolumuza devam etmek istiyoruz. Ama ikinci albümde farklı olabilir tabi. Şunu da eklemek istiyorum,bu söylediğim, bu çocuklar piyasaya göre rap yapıyor manasına da gelmesin.Buda bi-linsin. Biz sevdiğimiz işi yapıyoruz, içimize sinen işi.
Hfc: Son sorumuzu soruyoruz dergi hakkındaki görüşleriniz?
Sırtlan: Gerçekten ellerinize sağlık biz bu dergiyi gördüğümüz zaman “vayy bee” falan olduk. Dergi gerçekten çok güzel, detaylarına inilmiş en sonunda bizi de ifade eden bir dergi çıktı. Derdimizi anlatan bizleri anlatan röportajlar çıktı.. Ve ellerinize kollarınıza, aklınıza, sağlık bu yolda devam edin kesinlikle vazgeçmeyin. İnşallah 20-25 bin değil, 250.000 adet çıkarsınız inşallah bu böyle devam eder, gerçekten çok sevindik, başarılar diliyoruz sizlere, sağ olun..
Bektaş: Türkçe Rap adına çok sevindirici bir olay kaliteli yapım aynı zamanda ve kokusu da çok güzel!!
Sırtlan: Bu Dergiyi koklayın.. :) Cidden diyorum bunu, ben bu matbaa kokusuna hastayım! Almanya da da dergiler böyle kokuyor ve ben bu kokuyu çok seviyorum!
Bektaş: Hiphop’ı daha doğrusu Türk Hiphop’ı temsil eden çok iyi bir olay bu Hepinize teşekkür ederiz satın alsınlar. Dergine sahip çık, Yer altından geliyoruz!
Hfc: Son sözleriniz.. ?
Bektaş: “Satırlarımıza Başlamadan” albümümüzü alın dinleyin, dinleyin, dinleyin ve anlayın anlatın…
Sırtlan: Yeah This is Hiphop For yOur Life.
Bektaş: İt is İt.. peace..
Hfc: Yeeeeeeeeeeess………….:) Teşekkürler!
Not: SONY müzik şirketine misafirperveliğinden, Nuray Hanıma dergimizle ve bizle özel olarak ilgilendiğinden ve tabiki de sevgili Bektaş ve Sırtlan’a bu samimi röportajından dolayı teşekkür ediyoruz.
Türkçe Rap’in gelişimi ve müzik piyasasında SONY gibi dev isimlerin destek vermesi için bu hafta okul harçlıklarınızın bir kısmını Türkçe Rap’e ayırın ve hemen en yakındaki müzik marketten ‘Bektaş & Sırtlan’ albümünü satın alın!
Bu aldığınız Türkçe Rap albümleri bizim piyasada çok daha güçlü hale gelmemizi sağlıyacak, ve senelerdir verdiğimiz çabalar sizin desteğiniz ile hak ettiği yere ulaşacak.
Sevgilerimizle.. Hiphop TR - HFC Team! |